Adres:

Yalıncak Mah. Ana Cad. Twinpart Sitesi A Blok Ortahisar/Trabzon

Email:

iletisim@umutveyasam.org

Meme Protezleri Kanser Yapar Mı?

Meme Protezleri Kanser Yapar Mı?

Meme protezleri kanser yapar mı? sorusunu yanıtlayan Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Nedim Sarıfakıoğlu, “Memelerde ele gelen büzüşme, şişlik ve şekil bozukluğuna neden olabilecek bir şüphe karşısında ilk olarak “MR inceleme” önerilmekte. Tedavide protez ve kılıfının çıkarılması, alınan örneklerin patolojik incelemeye tabi tutularak bazı immünhistokimyasal testler ile Anaplastik Lenfoma Kinaz (ALK) imleyicilerinin bakılması yapılması gereken diğer işlemlerdir” açıklamasında bulundu.

Son yıllarda kadınların sıklıkla başvurduğu göğüs büyütme operasyonlarında akıllara takılan en önemli soru ‘Meme protezleri kanser yapar mı?’ Kadınlar için bir yanda meme kanseri riski, diğer yanda operasyon sonrası ortaya çıkabilecek riskler korkutucu gelebilir ancak Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Nedim Sarıfakıoğlu göğüs büyütmek isteyen kadınlara korkularının yersiz olduğunu söyledi.

Silikon protezlerin meme kanserine neden olduğu iddialarına açıklık getiren Doç. Dr. Nedim Sarıfakıoğlu, “Meme büyütme, şekillendirme amacıyla kullanılan silikon protezlerin meme kanserine neden olduğu iddiaları ispatlanmamıştır ve doğru değildir. Haberlerde geçen ve dijital yayın organlarında kullanılan haberin aslı, hastalarda gözlenen, yerleştirilmiş protezlere karşı kronik aşırı reaksiyon cevabının bir kanser türü olan lenfoma ile olan (ALCL) isim benzerliğidir” dedi.

ALCL bir kanser midir?

ALCL, Anaplastik büyük hücreli lenfoma, deri ve tüm vücutta gözlenenebilen yavaş seyirli bir lenfoma türü. Meme büyütme operasyonu geçiren kişilerde adı geçen ALCL ise, FDA (Amerikan İlaç Gıda ve Kozmetik Dairesi) verilerine göre lenfomadan düşük yoğunlukta olması ve ortaya çıkış şekliyle ayrışan başka bir klinik antite. Bu özellikleriyle de tüm vücutta gözlenebilen tehlikeli bir kanser türü olan lenfomadan kesinlikle ayrı tutulmaktadır.

ALCL nasıl fark edilir?

Meme implantı yerleştirildikten sonraki geç dönemde, memelerde şişme, ağrı, ele gelen sertlik ve şekil bozukluğu ile fark edilebilen ALCL sadece, protez etrafında kronik reaksiyonun oluşturduğu sıvı (seroma) içinde ve protez etrafında oluşan kılıfta gelişiyor.

ALCL sadece pürtüklü yüzeye sahip implantlarda mı görülür?

FDA çıkışlı çok merkezli ve geniş olgu verilerine göre, ALCL’nin tipik olarak pürtüklü yüzeyli protezlerin etrafında geliştiğini iddia etmek yanlış olur. Kullanılan protezlerin yüzey özellikleri kadar protez içeriğinin silikon veya serum olup olmaması, protezin boyutu, ne kadar süre önce yerleştirilmiş olduğu, hangi amaçla konduğu gibi değişkenler göz önüne alındığında sadece pürtüklü silikon protezlerle ALCL gelişimi arasında kesin bir ilgi olduğu ispatlanmamıştır.

ALCL nasıl tedavi edilir?

Silikon protez ile beraber protezin etrafını kuşatan ve bir koza gibi saran nedbe dokusu kılıfının (kapsül) çıkarılması tedavi için yeterli görülmekte. İhmal edilerek geç kalınan ve kapsülü çıkarılmayan hastalarda ALCL yayılabilir. Bu durumlarda radyo/kemoterapi uygulanması gerekir.

Fark edildiğinde ne yapılmalı?

Geç dönemde memelerde ele gelen büzüşme, şişlik ve şekil bozukluğuna neden olabilecek bir şüphe karşısında ilk olarak “MR inceleme” önerilmekte. Tedavide protez ve kılıfının çıkarılması, alınan örneklerin patolojik incelemeye tabi tutularak bazı immünhistokimyasal testler ile Anaplastik Lenfoma Kinaz (ALK) imleyicilerinin bakılması yapılması gereken diğer işlemler.

Meme implantı olan kişiler kendilerini nasıl kontrol etmelidir?

Öncelikle ameliyatlarını yaptırdıkları plastik cerrahları ile yakın iletişimde olmalı, kendilerine hangi içerik, büyüklük ve yüzey özelliklerine sahip implant yerleştirildiğini gösteren güvenlik etiketleri kaybetmemeleri, el muayenesinde veya görünümde dikkat çeken asimetri veya şekil bozuklukları durumunda hekimlerine başvurarak MR çektirmeleri yeterlidir.

İmplantı ile sorun yaşamayan kişiler protezlerini çıkartmalı mıdır?

ALCL, çok nadir görülen ve tedavisi sadece protez ve etrafındaki kapsülün çıkarılması ile tamamlanabilen, oluşmadığında koruma amaçlı protezin çıkarılmasına gerek olmayan, sorunsuz hastalarda takibi 3 yılda bir MR ile yapılabilecek olan klinik bir antitedir. Kesinlikle bir kanser türü kabul edilmemektedir.

Umut ve Yaşam Derneği

resmi web sitesine hoş geldiniz!

 

Kuruluşumuzdan bu güne kadar bizi yalnız bırakmayan tüm değerli gönüllülerimize, bağışçılarımıza ve destekçilerimize teşekkür ederiz!

Sitede Ara
Search
Bu Yazıyı Paylaşın
Küçük bağışlar büyük mutlulukların habercisidir. :)
Kanser Hastalarımıza Hep birlikte Umut Olalım